Özlem Gökçe 2 Aralık 2011 Emlak Kulisi programına konuk oldu!

Paylaş:



2. Bölüm

Paylaş:




Emlak Haberleri

Proje Adı

: Özlem Gökçe 2 Aralık 2011 Emlak Kulisi programına konuk oldu!

Firma

:

Lokasyon

: İstanbul

Video Sayısı

: 2

Video Tarih

: 2011-12-02 13:09:58

Görüntülenme Sayısı

: 11326

Video No

: 2133

Etiketler

: skyturk emlakkulisi , emlakkulisi tebernüş kireçci , Tebernüş Kireçci'nin Skyturk'teki Emlak Kulisi programı , skyturk emlakkulisi , tebernüş kireçci skyturk programı , tebernüş kireçci emlak kulisi , tebernuskirecci.com.tr , extensa group , extensa grup özlem gökçe ,

Video Açıklaması

: Bölüm 2

Özlem Gökçe 2 Aralık 2011 Emlak Kulisi programına konuk oldu! | Tebernüş Kireçci: İyi günler sevgili izleyiciler Türkiye ekranlarının tek günlük emlak programı Emlak Kulisi’ne hoş geldiniz. Bugünkü konuğumuz Extensa Türkiye’nin Genel Müdürü Özlem Gökçe. Özlem Gökçe’yle İstanbul konut ve emlak piyasasına ilişkin son gelişmeleri birlikte değerlendireceğiz. Hoşgeldiniz diyorum efendim.

Özlem Gökçe: Hoş bulduk, teşekkür ederim.

Tebernüş Kireçci: Bizim ilk sorumuz işler nasıl diye başlıyoruz ama size aynı zamanda GYODER kimliğiniz var. Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nde başkan yardımcısısınız. Kentsel dönüşümle başlayalım isterseniz. İstanbul’da kentsel dönüşüm yapılabilecek mi yapılamayacak mı? Nasıl bir kentsel dönüşüm İstanbul’un kurtuluşu olabilir?

Özlem Gökçe: İstanbul’da ve İstanbul gibi aslında metropoliten alanlara sahip bütün şehirlerimizde kentsel dönüşüm aslında bir zorunluluk. Bunu artık yapalım mı yapmayalım mı konusunu tartışmayı bir kenara bırakıp artık bunu nasıl yapacağımızı konuşma zamanı geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da bu konuyla ilgili çok ciddi somut adımlar atıyor. Bence bizim son yıllarda hormonlanarak büyümüş kentlerimizin kentsel dönüşümle birlikte kurtulma şansını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kent merkezlerinde eski yapı stoğu kaldı. Trafik içinden çıkılmaz bir halde. Ve bizim bu yeni yasayla birlikte bunu o kadar iyi planlamamız gerekiyor ki hem kent merkezlerini çağdaş ve güncel ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde planlamalı hem de kentlerimizi daha yaşanılası nefes alan ve sadece blok tipi yapılaşmanın ötesinde bütünüyle planlanmış kente dönüştürme imkanını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Sadece yapısal anlamda planlama yetmeyecek. Aynı zamanda imar haklarının menkul kıymetleştirilmesi ve transferiyle ilgili başka enstrümanların da kullanılması gerekeceğine inanıyoruz. Ama bu şansın sadece İstanbul için değil bütün kentlerimiz için çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çevreye etkileri açısından da düzgün yapılaşmaların ortaya çıkması gerekiyor.

Tebernüş Kireçci: Umarım dediğiniz gerçekleşir önümüzde uzun yıllar var hep beraber takip edeceğiz. Peki işler nasıl?

Özlem Gökçe: İşlerimiz gayet iyi. Şu anda devam eden 2 projemiz var. 2’si de Bomonti’de biz biraz kent merkezini seviyoruz. Bu anlamda da kentsel dönüşüme özel sektör eliyle katkıda bulunan bir firma niteliğindeyiz. Kent merkezine inanıyoruz. Modern yaşamın gereğince, insanların en önemli ihtiyacı ulaşım olmaya başladı. Dolayısıyla ev ve işyerlerinin arasındaki ulaşımın ne kadar uygun, ne kadar kolay hale geldiği, o insanların bütün hayatının iyileştirilmesiyle ilintili noktaya getiriyor bizi. Biz Bomonti’de eski yapıların bulunduğu 2 bölgede 2 projemiz var. İlki Bomonti apartman projesiydi. Extensa Bomonti Apartman şu anda bitti. Yaşam başladı. Bizim aslında teslimimiz Mart 2012’ydi. İlk yaptığımız anlaşmalarımız da o şekilde gerçekleştirdik. Sonra baktık ki biz biraz hızlı gidiyoruz. Aralık 2011’e çektik. Ekim’den itibaren de teslimlere başladık.

Tebernüş Kireçci: Bir bütün olarak baktığınız zaman Bomonti’yi nasıl görüyorsunuz?

Özlem Gökçe: Bomonti’yi aslında sizinle de zaman zaman paylaşıyoruz. Özel sektör eliyle yapılmış bir kentsel dönüşüm projesi olarak görüyoruz. Bu zaman içinde oldu. Çok uzun bir geçmişi yok. son 5 senedir içerisinde birçok yatırımcı Bomonti’de kimisi konut kimisi ofis kimisi turizm yatırımlarını gerçekleştirdi ve gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde de gelecek projeler var. Bomonti’ye biz inanıyoruz birkaç sebebi var bunun. Çok merkezi bir alan, sadece merkezi bir bölge olması da yetmiyor aynı zamanda ulaşım ağlarının da tam ortasında bulunuyor. Birçok yere ulaşımı çok kolay bir şekilde çözümlenmiş. Örneğin Dolmabahçe tüneli, 2 dakika içerisinde sahile inme imkanınız var. Bugün İstanbul’da birçok ilde merkezi bölgede sahile inmeyi gerçekleştirmek için trafiğin dar boğaz yaptığı bölgelere girmek zorunda kalıyorsunuz. Buna mecbursunuz, bunun en önemli farkı Bomonti’de ortaya çıkıyor, tünel vasıtasıyla hakikatten ben bütün şantiyeler boyunca hep Dolmabahçe tünelini kullandım. 2 dakika sürüyor.

Tebernüş Kireçci: Sizin patronunuz zengin. Bir helikopter almadı mı? Havadan bir denetim yapabilirdiniz aslında.

Özlem Gökçe: Yok ben sizden bir davet bekliyorum Havandanemlak için. Onun dışında yine E5 E6 TEM onlara ulaşım çok yakın. Zaten Nişantaşı, Mecidiyeköy onlar çok yakın. Nişantaşı yürüme mesafesinde.

Tebernüş Kireçci: Düzgün bir kaldırım olsa, yürüyüş mesafesinde dediğiniz doğru ama kaldırımlar çok kötü. İstanbul’un en büyük problemlerinden bir tanesi bu aslında. Umarım bu kentsel dönüşüm projeleriyle birlikte düzgün kaldırım yapmayı, bizim gençliğimizde kaldırım vergisi diye bir deyim kullanırdı. Sonradan emlak ve inşaatı anlamaya, gayrimenkul geliştirmeyi anlamaya başladığımız zaman anladık ki kaldırım çok ciddi bir olay ve gerçekten ciddi bir mühendislik çalışması olması gerekiyor. En az gayrimenkul kadar, bina kadar önemli bir kavram.

Özlem Gökçe: Aslında sadece kaldırımlar değil, kentsel açık alanlar sosyal alanların hepsi gelişmişlik göstergesi. Kentlerimizin biraz nefes alan meydanlara, düzgün planlanmış kaldırımlara yollara ihtiyacı var. İnsanlarımızın toplu ulaşımı daha fazla kullanması için yaya trafiğinin daha rahat edebilmesi için bunlarla ilgili ciddi bir çalışmanın yapılması gerekiyor.

Tebernüş Kireçci: Umarız kentsel dönüşümde bunlar unutulmaz. Asıl önemlisi o zaten. Kentsel dönüşümle birlikte hem yol anlamında hem kaldırım anlamında hem de kentsel donatılar anlamında ciddi bir ihtiyaç söz konusu. 2012 yılında konut piyasasını nasıl görüyorsunuz? Yeni yatırım var mı, işler iyiyse yatırım yapılır, kötüyse yapılmaz.

Özlem Gökçe: Bizim açımızdan yeni yatırım var. Yeni yatırımlar bizim yine uzmanlık alanımız olan konut. Yine Bomonti demeyelim, yine merkezi alanlar diyelim. Biz şehir dışı banliyö alanlara şu aşamada çok gitmeyi düşünmeyen bir firmayız. Bizim kendi uzmanlaştığımız segment açısından onun da farklı bir uzmanlık alanı var. Farklı bir segment bizim açımızdan şu aşamada öyle bir hedefimiz yok. şehir merkezinde bir takım çalışmalarımız var şu anda. Bunu sadece konutla da sınırlandırmıyoruz. Ofis ve mixed-use projelerde bizim uzmanlık alanımıza ve ilgi alanımıza giriyor.

Tebernüş Kireçci: Sevgili izleyiciler Türkiye ekranlarının tek günlük programında kısa bir reklam arasından sonra konuğumuz Özlem Gökçe’yle kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Tebernüş Kireçci: Sevgili izleyiciler Türkiye ekranlarının tek günlük programında konuğumuz Özlem Gökçe’yle kaldığımız yerden devam ediyoruz. 2012 konut piyasası nasıl görünüyor?

Özlem Gökçe: 2012, 2011’in 2. Yarısından itibaren artan inşaat maliyetlerinin devam ettiği bir yıl olacak yani girdiler, dövize bağlı olarak artışta. Bunun fiyatlara da yansıyacağı yıl olarak görüyoruz. Buna karşın hem Avrupa piyasalarında hem Amerika piyasalarında bir takım belirsizliklerin olduğu bir yıl. Türkiye bu piyasalardan biraz daha pozitif ayrışan bir ülke olmaya devam edecek. Bir takım makro ölçekteki problemlerimize rağmen bunun ötesinde aslında bizim Türkiye olarak yıllık bir konut ihtiyacımız var. Bu konut ihtiyacımızı çok ciddi şekilde ertelenmesi de söz konusu olmuyor. Bunun bir kısmı nüfus artışından kaynaklanıyor, bir kısmı hane halkındaki küçülmeden kaynaklanıyor. Bir kısmı yenilemeden ki önümüzdeki dönem kentsel dönüşüm çalışmaları da hızla başlayacağını ön görüyoruz. 2012’nin konut piyasası açısından yine pozitif büyümeyle gerçekleşecek bir yıl olacağını düşünüyoruz. Bunda bir farklı etkende mütekabiliyetin kaldırılmasıyla ilgili yasa gündeme geldi biliyorsunuz. Onunda konut piyasasına pozitif etkisi olacağına inanıyorum. Şu aşamada Avrupa’daki piyasaların biraz daha yavaş seyretmesi, ancak bizim şu anda geçerli olan mütekabiliyet zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla birlikte Türkiye’den mülk edinemeyen Orta Doğu ülkeleri, Türkiye Cumhuriyetleri ve Rusya gibi ülkeler için yeni bir Pazar…

Tebernüş Kireçci: Bunlar aynı zamanda paranın olduğu pazarlar… Nakit fazlası olan keş parası olan ülkeler aynı zamanda.

Özlem Gökçe: Şu aşama için aslında en önemli özelliği de bu Avrupa’nın Amerika’nın çok iyi olduğu dönemde bu mütekalibiyet kaldırılması gündeme gelmiş olsa belki etkisi bu kadar olmayacaktı. Ancak şu anda zaten Batı borsaları ve piyasaları biraz daha yavaşlamış durumda.

Tebernüş Kireçci: Epey yavaş gidecek gibi görünüyor bu da çok önemli. Yunanistan’da İspanya’da çok ciddi problemler var. Hatta İngiltere’ye sıçraması hatta Almanya kalır mı kalmaz mı, kriz ve durgunluk dalgası.

Özlem Gökçe: Avrupa’ya uğrayan bu durgunluklar çok hızlı geri dönüşleri olmuyor. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelere kriz dalgaları geldiği zaman biz çok hızlı dibi görüyoruz ama geri çıkışımız da bir o kadar hızlı oluyor ve çok kısa sürede yaraları sarmayı becerebiliyoruz. Bu gelişmiş ekonomiler için hızlı gerçekleşmiyor. Daha geç etkilenip daha geç iyileşme trendi gerçekleşiyor o ekonomilerde. Dolayısıyla bizim açımızdan mütekabiliyet zorunluluğunun kaldırılması konut sektörü açısından da diğer gayrimenkuller açısından da pozitif bir etki yaratacaktır. Bunun da çok kısa vade de aslında yasaya dönüşmesi gibi bir beklenti var. İstanbul gibi metropolitan bölgelerin dışında kıyılar veya çeşitli ülkelerle sınır komşuluğu olan kentler bunlar en başta etkilenecek bölgeler diye düşünüyorum. Özellikle Orta Doğu ve Rusya’ya komşuluğu olan kentlere daha çok etkisi olacaktır. Şu anda Suriye’yle biraz.. Uzun vadede baktığınız zaman zaten sosyo kültürel açıdan ciddi bağları olan kentler veya bölgeler. 2 ülkenin kültürü sınır komşu illeri açısından çok yakın birbirine. Akrabalıklar var, ilişkiler var, ticari ilişkiler var. O anlamda orta vadede çok farklı etkilerin olabileceğine inanıyoruz. Bazı mütekabiliyet zorunluluğu aramayan farklı ülkelerin deneyimlerinden de faydalanmak gerekiyor. Dünyada örneklere baktığımız zaman Amerika, İngiltere, İspanya gibi ülkeler mütekabiliyetle ilgili herhangi bir zorunluluk aramıyor. Bütün ülke vatandaşları bu ülkelerden mülk edinebiliyor. Bunlarla ilgili yaşanmış deneyimlerin öğrenilmiş derslerin iyi analiz edilip Türkiye’deki yasa sürecinin içerisinde de bu tedbirlerin alınması gerekiyor.

Tebernüş Kireçci: Peki, alınabilecek mi sizce? Mesela sizin GYODER yönetiminden dolayı taslak size geldi galiba, görüş beyan ettiniz, yabancıların mülk edinmesini kolaylaştıran yasa taslağı size geldi. Madde madde incelediğiniz zaman gerçek anlamda piyasası çözecek, piyasayı iyileştirecek yapılanma var mı?

Özlem Gökçe: Şu aşamada o düzeyde inceleme fırsatım olmadı. Bu çalışma çok son dakikada yapılmış bir çalışma olmadığını biliyorum. Geçmişten gelen çalışmaların üzerine kurgulanmış bir çalışma ve uzun süredir gündemde olan bir çalışmaydı. Bu anlamda öğrenilmiş derslerinde bunlara entegre edileceğini düşünüyorum.

Tebernüş Kireçci: Aynı zamanda mimarsınız, bir mimar olarak İstanbul’un değişimi ve gelişimini nasıl görüyorsunuz?

Özlem Gökçe: Çok pozitif yönler var, çok üzücü yönler var.

Tebernüş Kireçci: Size bir iyi haberim var, bir kötü haberim vara benzedi bu. Önce kötüyü alalım iyiyi konuşmak kolay.

Özlem Gökçe: Aslında bu son yıllarda olan şey değil. Yılların birikimiyle bugünkü kentlerimiz aslında yaşanması zor olan kentler haline dönüştü. Başta İstanbul olarak konuşalım. Çok büyük bir şehir. Metropolitan bir bölge ve bununla ilgili çözümlenmesi gereken çok konu var. Ama son yıllarda aslında özellikle ulaşımla ilgili çok ciddi adımlar atıldı. İstanbul ölçeğine bakıldığında çok daha büyük adımların atılması gerekiyor. Bir mimar olarak baktığımız zaman geçmişteki 40 yıl 50 yıl geriye gittiğimizde belli nitelikte olan yapı stoğu birikimi gerçekleşti. Şöyle bir şey var aslında mimar bazen sadece kendi yaptığı binaya baktı, çevresine bakmadı, çevresinden hiçbir referans almadı, kullanmadı. Bu bence yanlış bir mimari oldu. Siz orada görsel açıdan ne yaratırsanız yaratın bu aslında kent bütünüdür. Bu bütünlük açısından bakmak gerekir. Bu açıdan baktığımız zaman sağlıksız bir gelişme oldu ancak son yıllarda, şimdi iyi tarafını açacağım. Çevreye olan etkileri açısından biraz da çevresel projeler, çevreci projeler daha popüler hale geldi. Bu anlamda atılan somut adımlar var ve yatırımcı açısından da artık benim çevreyle olan ilişkim nedir, bunu sorgular hale geldik. Bunun bir örneği mesela ofis binaları için söyleyebilirim. A plus ofislerde artık çevrecilik açısından ne gibi bir artı değeri var. Bu binanın çevreye verdiği etki nedir bunu sorgular hale geldik. Bunu artık bir standarta koyup bir takım teşviklerle de bundan sonra atılacak adımlarda birinci adım olarak görmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Tebernüş Kireçci: Bir kızınız vardı yanlış hatırlamıyorsam. 9 yaşında mıydı?

Özlem Gökçe: Evet, 10’a girdi.

Tebernüş Kireçci: 10’a girdi. Adı?

Özlem Gökçe: Ece.

Tebernüş Kireçci: Ece’nin geleceği için ne yapıyorsunuz. Parayı gayrimenkule mi yatırıyorsunuz, nakitte mi kalıyorsunuz.

Özlem Gökçe: Hepsini yapıyoruz aslında. Ama gayrimenkul tarafımız ağır basıyor. Basmakla birlikte geliştirici tarafımızda ağır basıyor. O yüzden sadece daire almak veya konuta veya işyerine yatırım yapmak gibi değil aslında biraz daha kendi ölçeğimizde arazi de ilgi alanımıza giriyor.

Tebernüş Kireçci: Peki Ece’ye hiç arsa ve arazi aldınız mı?

Özlem Gökçe: Küçük ölçekte.

Tebernüş Kireçci: Nerede?

Özlem Göçe: Büyük olması düşünülemez zaten de nerede aldınız?

Özlem Gökçe: Güneyde aldık.

Tebernüş Kireçci: Göcek.

Özlem Gökçe:Evet.

Tebernüş Kireçci: Başka dükkan alıyor musunuz peki?

Özlem Gökçe: Niyetimiz var. Henüz gerçekleşmedi. Herkesin hayalleri var. Aslında olumlu bakıyoruz ona da.

Tebernüş Kireçci: Sizin konumunuzdaki annelere bir anne olarak ne tavsiye edersiniz, yatırım konusunda?

Özlem Gökçe: Şimdi aslında bu spekülasyona da girsin istemem.

Tebernüş Kireçci: Sizin yapınız da benim yapım da gayet spekülasyondan uzak. Ne tavsiye edersiniz?

Özlem Gökçe: Benim inancım geleneklerimizden kaynaklanan bir sebeple gayrimenkulü seviyoruz. Bir ulus olarak seviyoruz. Tapusu ben de olsun ona inanıyoruz.

Tebernüş Kireçci: Rusların çok güzel sözü vardır. Her Rus içi kürk bir paltom olsun istermiş Türkiye’de evim olsun ister.

Özlem Gökçe: Evet herkesin ihtiyacı hayata bakış perspektifi ile ilgili gerçekten Türkler olarak tapuyu seviyoruz. Farklı enstrümanlarda var şimdi. Gidip bir daire alacak belki biriminiz olmayabilir. Onun yerine bir gayrimenkul yatırım ortaklığı firmasının hissedi de olabilir. Bu da bir yatırım ama tamamen kişisel tercihlere dayalı bir konu.

Tebernüş Kireçci: Peki, bize ayrılan sürenin sonuna geldik ama GYO hisseleri hiç öyle umduğumuz gibi performans göstermiyor hepsi iskontolu ona rağmen belki uzun vadede söylediniz olur. Uzun vadede yükseliş gibi bir potansiyeli taşıyor. Sevgili izleyiciler Türkiye ekranlarının tek günlük emlak programında konuğumuz Özlem Gökçe’yle İstanbul, konut ve emlak piyasasını değerlendirdik. Pazartesi günü yeni bir konu ve konukla kaldığımız yerden devam edeceğiz. İyi haftasonları efendim.

kişi Facebook'ta beğendi
11326 kişi bu videoyu izledi
11326 kez izlendi
vialand iletişim video , yalin evler video , batisehir videolari , istanbul başakşehir video , emlakdr video ant yapı , emlak kulisi emre maraşlı video , inşaat videoları indir , aybars video ,
Şuanda 21 kişi toplam 2.866 video'nun keyfini çıkarıyor.
emlakkulisi.TV: